Remzi Çayır, 12 Eylül darbesinden önce, sağ-sol çatışmasının ülkeyi kaosa sürüklemeye başladığı dönemde girdi cezaevine. 20’li yaşlarını demir parmaklıklar arkasında geçirdi. Tekrar özgürlüğüne kavuşup gökyüzüne ‘merhaba’ dediğinde takvimler 1991’i gösteriyordu. Koca 13 yıl geçirdiği  cezaevi hayatı sonrası siyasete atıldı. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun en yakınındaki isimler arasında yer aldı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, ülkedeki gidişattan endişeli. ‘Tek adam’ diye tanımladığı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hızla ‘yeni Kenan Evren’ olma yolunda ilerlediğini düşünüyor. Tek çıkış yolu olarak daha fazla demokrasiyi gösteriyor. MHP’nin seçim ittifakına mesafeli durmasına sitem ederken 7 Haziran seçimleri için ümitli konuşuyor. Sağda büyük bir ittifak kurulacağını belirten Çayır, BBP, Saadet Partisi (SP) ve liderlik koltuğunda eski AK Partili İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in oturduğu MİLAD Partisi’nin seçim işbirliği konusunda uzlaşmaya çok yakın olduğunu dile getiriyor. Yanlarına başka partileri de alacaklarını kaydederken, “Barajı aşacağız.” iddiasında. Seçim öncesi tartışmaların odağında yer alan Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) da “Siyasetten elinizi çekin.” diye sesleniyor. İşte Remzi Çayır’ın açıklamaları:
Neden sağda bir ittifak ihtiyacı oluştu?
Barajı aşmak zor, gerçekçi olmak lazım. Bu birliktelik barajı aşmaya, toplumun, siyaset düşünen insanların önüne bir alternatif koymaya yöneliktir. Milletin vekilliği sistemini getirme hamlesidir. Mevcut sistem, darbecilerin oluşturduğu gayri insani, gayri hukuki bir sistem. Türkiye, gerçekten demokratik yapıdan hızla uzaklaşıyor, durmadan düşman üreten bir yapı sürdürülüyor. Bundan besleniyorlar. Bir eylem oluyor, arka planını aydınlatmak yerine bir yerleri suçlayarak işin içinden çıkma kolaylığına kaçıyorlar. Bu zihniyet, değişmeli.
MHP’nin randevu bile vermemesini yadırgadık
1993’ten sonra MHP ve BBP yani ülkücü hareket ilk kez birlikte hareket etme, ortak amaca yönelme fırsatı yakaladı. MHP’li birçok arkadaşın da bu beraberliği istediğini biliyorum. Konusu ne olursa olsun bir siyasi parti diğerinden randevu istemiş. Nezaketen de olsa çıkarsınız kendi görüşünüzü paylaşırsınız. Duvar olmaya gerek yoktu. Bunu yadırgadım. Siyasi partiler farklı düşünebilirler ama bazı konularda da ortak hareket edebilirler. Diyalog, demokrasinin gereğidir. Ortak bir şeyler oluşturulabilirdi. MHP’nin tabanındaki birçok arkadaş da hayal kırıklığı yaşadı. SP ile işbirliği anlamında sonuca doğru yaklaştığımızı söyleyebilirim. Dışarıda kalan bazı partiler ve bağımsız isimler var. Onlarla da diyaloglarımız devam ediyor.
İttifakta çatı BBP mi, SP mi olacak?
MİLAD ile görüşmemiz olumlu. Ahmet Özal, Burhan Özfatura gibi isimler de böyle bir ittifaka katılabileceklerini belirtti. SP yönetimi, çatının kendileri olmasını istiyor. Anketlerde halkın yüzde 50’si ‘çatı BBP’, yüzde 20’si ‘Saadet’ diyor. Çatı BBP olursa ‘yüzde 8,4 veririm’, ‘yüzde 17 verebilirim’ oranları çıkıyor. BBP-SP ittifakı gerekçeleriyle topluma iyi sunulursa bir eğilim oluşacak ve geniş katılım gerçekleşecek.