Büyük umutlarla siyasi partilerden milletvekili aday adayı olup sonrasında ise seçilemeyen kişilerin psikolojisi ne kadar sağlam?

Umutsuzca sessizliğe gömülmüşler midir?

Yoksa bana ne artık ben bu yarışta yokum! Kim kazanırsa kazansın demişler midir?

Hayal kırıklığıyla psikolojileri bozulmuş mudur?

Yoksa gerçekte morali bozuk ama bunu göstermemeye çalışmışlar mıdır?

Tabi bunların birçoğu ister istemez olmuştur. Ya da pek umurlarında olmamıştır. Beklide Adaylığı başka emelleri için kullanacaklardı. Hem onlar vekil adayı olursa ihaleleri kim takip edecek?

Belki de milletvekilli emeklisine yapılan zammı düşündüklerinde moralleri 2 kat bozulmuştur.
Yani neredeyse asgari ücret kadar milletvekili emeklisine zam yapıldı. Bunu kimse görmezden gelemez.  Böylelikle vekil emeklisi toplamda 7 bin 500 TL alacak.  Eğer milletvekili aynı zamanda emekliyse maaşı 22 bin liraya ulaşıyor. Bir dönem milletvekilliği yapan, görev süresi sona erdiğinde emekli sayılıyor. Yani 4 yılda emekli oluyorsun. İşçi sınıfı ise 25 yıl çalışması gerekiyor. Ve aldığı maaş ise 940 TL!

Halkın desteğiyle meclise giren vekil emeklisi 7 bin 500 TL alırken, vatandaşın emeklisi ise 500 TL alıyor!  Yani günümüzde evinin bir kira parası bile değil.

Emekli ne yiyebilir! Ne giyebilir! Ne ısınabilir! Sadece ve sadece ona buna muhtaç halde yaşamını sonlandırabilir.

Birilerinin hemen psikolojisi bozulsun kimin umurunda ki?

Yani bu seçim öncesi emekliyi düşünmek, yapılan bu 100 TL zamla olmuyor.  Çok merak ediyorum. Psikolojisi sağlam emekli var mıdır? İnsanlar psikolojilerini idareli kullanmak istiyorlar. Ama psikoloji emekliliğe kadar dayanmıyor ki! Söyleyin insan yemeğini bile idareli yediği şu günlerde psikolojisini nasıl biranda yesin!

Örneğin Üniversite mezunu insanlar yeteri kadar istihdam alanı açılmadığı için boş gezerek psikolojilerini bozuyorlar. Asgari ücrete tabi tutulan fabrika işçisi ne yapsın? Seçim üzeri yapılan yalan yanlış vaatlerden bıkan vatandaş artık seçimlere duyarsız kalmış durumda. Ortada sayamayacağımız kadar adaletsizlik varken, söyleyin insan psikolojisi hangisine dayansın?

Hepimizin sürekli yaptığı bir şeydir. İş yerine gideriz. Hırsızı, şizofreni, panik atağı, delisi, sexomanyağı karışık bir grupla 8 ile 12 saat geçiririz.
Sonra çıkar sevdiğimiz insanlara gider onların psikolojik bozukluklarına elinizden geldiğince göğüs gerer, bir iki tek atar kendi psikolojik bozukluklarınızı biraz etrafa saçarız. Kendimize şöyle bir bakar ve “ben olmadığım kesin ama normal olan kim ya da normal ne?” diye düşünmeye başlarsınız. Bunları düşünürken bile kafanız karışır. En güzeli de size çok normal görülen ve inandığınız insanın tam bir fiyasko olduğunu görmektir. Yani hayatta bunları hep yaşarsınız. Ama hep bir bahanelerle psikolojinizi sağlam tutmaya çalışırız. Tabi bunda ne kadar başarılı olabiliriz orası meçhul işte…

Ali Keklik

2483total visits,8visits today