Bakan ÜNAL: PKK EYLEM YAPIYOR, HDP BUNU PERDELEMEKLE SORUMLU

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Kahramanmaraş’ta onuruna düzenlenen akşam yemeğine katılarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kahramanmaraş Valisi Mustafa Hakan Güvençer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri, Büyükşehir Belediye BaşkanıFatih Mehmet Erkoç ile ilçe belediye başkanları ve kentte görev yapan gazetecilerin katıldığı toplantıda konuşan Bakan Ünal, HDP’yi terör örgütü PKK’nın yaptığı eylemlerin örtücüsü olmakla suçladı.

Terör örgütlerinin ortak özelliğinin insana, doğaya, çevreye, tarihe ve kültüre zarar vermekten çekinmemek olduğunu belirten Bakan Ünal, “Bu dünyanın her yerinde böyledir.Afganistan’da Taliban olurlar tarihi eserleri tahrip ederler, Suriye’de IŞİD olurlar tarihi eserleri tahrip ederler, Türkiye’de PKK olurlar tarihi eserleri tahrip ederler. Bu, terörün zihniyetiyle ilgili bir şey yani terör, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için her şeyi tahrip eder. Peki terörün amacı nedir? Terörün amacı kavga, kaos oluşturmaktır, şiddet sarmalı, korku oluşturmaktır. Şimdi telsiz kayıtlarına baktığımız zaman PKK terör örgütünü görüyorsunuz ‘Hastaneyi patlatın. Okula molotof atın.’ Hiçbir değerli olmayan bir yapıdan bahsediyoruz. Maalesef Diyarbakır’da, Sur’da, Fatihpaşa Camii’ni yaktı terör örgütü” dedi.

HDP’nin, teröristlerin yaptığı eylemleri perdelemekle sorumlu olduğunu savunan Ünal, şöyle devam etti:

“Şimdi terör örgütünün bir uygulayıcıları yani teröristler var, bir de bunların örtücüleri var. Bunlar eylem yapıyor, HDP bunu perdelemekle sorumlu. Şimdi adamları gidiyorlar Fatihpaşa Camii’ni yakıyorlar, HDP’li çıkıyor hemen açıklama yapıyor. Diyor ki ‘Devlet helikopterden füze attı ve Fatih paşa Camii yandı.’ Gidiyorlar Şırnak’ta çocukların içinde olduğu Kültür Merkezi’ni, Halk Kütüphanesi’ne yakıyorlar. Çocuklarımızı oradan zor kurtarıyoruz. 2 tane çocuğumuz ölme tehlikesi geçiriyor bakıyorsunuz HDP’li çıkıyor bununla ilgili yalan yanlış bir açıklama yapıyor. Şimdi burada şunu doğru koyalım. Bugün ne HDP, ne de terör örgütünün; ne bölgeyle, ne de Kürt halkıyla bir ilgisi yoktur artık, ne toplumsal taleplerle, ne toplumsal sorunlarla bir ilgisi yoktur artık. Neyle ilgilisi vardır. Artık HDP’nin ve PKK’nın? Bölgede kendi amaçlarını gerçekleştirmek isteyen uluslararası güçlerin, bölgede Türkiye’ye dönük oynamak istedikleri oyunun bir parçası olmak. Şuanda açık bir şekilde hem PKK terör örgütü, hem de HDP maalesef uluslararası güçlerin bölgede oynadıkları oyunun Türkiye karşıtı bir parçası haline geldiler.”

Ünal, farklı düşüncelere sahip olan herkesin vatan ve bayrak söz konusu olduğunda dimdik durması gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Tabi sadece HDP değil, CHP’de de durum pek farklı değil. CHP’den bir milletvekili çıkıyor diyor ki; ‘Türkiye ile İran savaşsa, İran’ın safında yer alırım’ diye tweet atıyor. BakıyorsunuzKemal Kılıçdaroğlu buna sahip çıkıyor; ‘Yedirmem’ diyor. Aynı milletvekili bir Rus televizyonuna çıkıyor, maalesef diyor ki ‘Türkiye IŞİD’e sarin gazı satıyor.’ Yani bu kara propaganda çok temel bir yöntem vardır. Her türlü yalanı, iftirayı atarsınız ve günün sonunda orada kalan tortular, üzerine çamur attığınız kişi yada kurumun üzerine yapışır, sizin de kazancınız haline gelir. O yüzden her türlü yalanı söylemekten hiç bir sorun görmüyorlar. Burada Kahramanmaraş’ın çok iyi bilip hissettiği; ferasetiyle, irfanıyla, hikmetiyle gördüğü bir şey var. O da şudur; bir insan eğer bu topraklara, bu vatana, bu bayrağa, bu devletin, bu milletin sevgi ve muhabbet duymuyorsa o kişiden hiç bir hayır gelmez. Hangi siyasi düşünceden olursa olsun; bizim değerlerimizin ortak olduğunu biliyorsa, bizim kardeşimizdir. Bizim bayrağımızın, bizim vatanımızın, bizim devletimizin, bizim milletimizin, bizim kaderimizin ortak olduğunu bilmesi yeterlidir. Bizim tabi ki düşüncelerimiz farklı olacak, biz aynı şeyleri nasıl düşüneceğiz? Farklı şeyler düşünebiliriz, farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ama söz konusu devletin birliği ve bütünlüğü, milletin birliği ve bütünlüğü, vatanın bölünmez bütünlüğü, bayrağımızın inmemesi olduğunda işte o kişinin hangi siyasi görüşten olursa olsun dimdik durması gerekiyor.”

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, hava sahasını ihlal ettiği için Türkiyetarafından düşürülen Rusya uçağıyla ilgili yaptığı açıklamayı da eleştiren Ünal, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bu işler bütün dünyada böyledir. Siz Allah aşkına Fransa’ya terör saldırısı olduğunda, bir tane Fransız gördünüz mü hükümeti suçlayan? Dünyanın her hangi bir yerinde bir terör saldırısı yada bir ülke, başka bir ülkenin hava sahasını ihlal ettiğinde kendi ülkesine karşı düşmanlık yapan, kendi hava sahasını ihlal eden ülkeye de alkış çalan insanlar gördünüz mü? Bir ülkenin hava sahası, o ülkenin uluslararası alanda onun itibarıdır. Angajman kuralları niye vardır? Şimdi Rusya 3 defa bizim hava sahamızı ihlal etmiş. Rusya Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı ile konuşulmuş, G20’de geldiğinde Putin ile konuşulmuş, bu konuda duyduğumuz rahatsızlık defalarca iletilmiş ve buna rağmen hava sahası tekrar ihlal edilmiş. Kaldı ki hava sahasını ihlal eden uçağın milliyeti bilinmiyor. Bakıyorsunuz HDP Eş Başkanı diyor ki ‘Bu konuda biz Rusya’nın haklı olduğunu düşünüyoruz’ Yani burada mesele son derece açıktır. Bir insanın hangi siyasi görüşten, hangi dünya görüşünden, hangi yaşam tarzından olduğunun bir önemi yoktur bu durumda. Bu ülkenin, bu toprağa ait hissetmesi, kendisini yerli ve milli hissetmesi önemli olan. Yerli ve milli bir duruşu var mı? Kendisini bu ülkeye, bu toprağa, bu coğrafyaya, bu bayrağa ait hissediyor mu ona bakmak gerekir. Ama maalesef bunların bu toprakla bir ilgisi yok. Eğer bunların azıcık Kürt kardeşlerimizin derdiyle dertlenseler, herhalde o çocukların okudukları okulları yakmazlar, o insanların gittiği hastaneleri yakmazlar, o çocukların gittiği kültür merkezini, halk kütüphanesini yakmazlar, yaralıları taşıyan ambulanslara saldırmazlar ve çocukların okula gittiği sokaklara hendek kazıp, çocukların gittiği yollara mayın döşemezler. Bütün bunları yaparken de bir şehrin kültürünü, tarihini, mirasını tahrip etmezler. Bunun başka açıklanacak bir şekli, yolu yok. Her şey o kadar et ve milletin gözü önünde cereyan ediyor ki her şey apaçık.”