Kahramanmaraş-Azerbaycan Kültür Ve Dayanışma Topluluğu başkanı, AzeDer  (İndex) İl Temsilcisi, Azerbaycan Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği Kahramanmaraş Öğrenci Temsilcisi Tural Şahbazlı 31 mart Soykırımı ile ilgili açıklama yaptı.

 

Şahbazlı; Ermenilerin sözde soykırım iddiasına karşı, bizlerde birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, gerçek soykırım olan bu olayları tüm platformlarda dile getirmeliyiz.

 

31 Mart Soykırımı dolayısıyla açıklama yapan Şahbazlı şunları dile getirdi: “Ermeni Devrimci Federasyonu, Bakü’nün denetimini elinde tutan Bolşeviklerin desteğiyle, Müsavat’a yönelik karşı devrimcileri bastırmak için askerî harekâtı başlatmıştır. Yapılan Soykırım sonucu; Şamahı kazasının 58 köyü dağıtılmış, 7 bin kişi, 1653 kadın ve 965 çocuk öldürülmüştür. Kuba (Guba) kazasının 122 köy talan edilip yakılmıştır. Yukarı Karabağ’da 150’den fazla köy yağmalanmış, Zengezur kazasında 115 Müslüman köyü dağıtıldı. İrevan Guberniyası’nda 211 köy yıkılmış ve 132 bin Müslüman katledilmiştir. (ölenlerin %70’i yaşlılar, kadınlar, ve çocuklar gibi savunmasız bireylerden oluşmaktaydı). Bakü’den sonra Guba, Şamahı, Gence ve diğer kent ve bölgelere de yayılan kıyım eylül ayına, Nuri Paşa komutasındaki Kafkasya İslam Ordusu’nun Bakü’ye girmesine kadar devam etmiştir.”

Bu Soykırımı arkasında görünen ve görünmeyen nedenler ve gerçeklikler var. En büyük neden ise Azerbaycan ve Anadolu topraklarını kapsayacak “Büyük Ermenistan” projesi için en büyük “engel” Aras nehrinin karşı kıyılarında yaşayan Azerbaycan ve Anadolu Türkleri idi. –diyen Şahbazlı Sözlerine şöyle devam etti: “Etnik temizlemenin hedefi belliydi. Anadolu veya Azerbaycan Türkü olmak fark etmiyordu. Bugün Azerbaycan halkı tarihin her aşamasında olduğu gibi Mart 1918 yılında vatanı uğruna şehit düşmüş evlatlarının aziz hatırasını daim yaşatmak için büyük özen göstermektedir.”

Son olarak bu yıl Ermeni Soykırımı iddialarının 100. Yılı nedeniyle Ermeniler yoğun çalışma içindedir.-diyen Şahbazlı: Ermenilerin sözde soykırım iddiasına karşı, bizlerde birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, gerçek soykırım olan bu olayları tüm platformlarda dile getirmeliyiz. Dinine, ırkına, milli kimliğine bakılmaksızın adalet tarafında olan herkes gerçek Soykırımıları yapanların cezalarını almaları için elinden gelen desteği göstermelidir. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz parçası olan ve Ermenilerce işgal edilmiş topraklarda haysiyetsizce yapılanlara, Doğu Türkistan’da yapılan işkencelere, Kerkük’te,Suriye’de yaşanan katliamlara, Güney Azerbaycan’da yaşanan baskı ve zulüme göz yummamalı ve insanlığa karşı bir suç olan bu vahşilikleri unutmamalı, unutturmamalıyız.” –dedi.