Dalkara: “Bu Ayrımcılık Ülkeyi Kaosa Sürükler”

 

CHP Kahramanmaraş 1. Sıra milletvekili aday Kamil Dalkara seçim çalışmasını tüm hızıyla sürdürüyor.

 

İş Adamı Ve Pazarcık Eski Belediye Başkanı Kamil Dalkara Sırayla, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tes-İş Sendikası, İnşaat Mühendisleri Odası, KASİAD, Eğitim-Sen, Eğitim-İş Şube Başkanlıklarını Ziyaret Etti.

Taşeron Sorununu Bitireceğiz

Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Dalkara, sendikaların önemine değinerek Türkiye’deki taşeron sorununu dile getirdi. Sendikalarla birlikte işçilerin ayakta daha dik durduklarını da belirten Dalkara konuşmasını şöyle sürdürdü; “ Ülkenin geldiği noktayı hepimiz biliyoruz yani özellik ile sendika sivil toplum örgütlerimizin bu konuda daha bilinçli olduğunu düşünüyorum. Sendikalar işçinin daha dik durması gerektiğini hakkını yasalar çerçevesinde almasını bilen bir anlayışı var. Buda tabi sizlerin verdiği eğitim sonucu özellik ile sendikaların verdiği eğitim bunlara olan verilen değer işçinin nasıl bir işçi olması gerektiğini işçinin de bir yaşayabileceği nefes alabileceği toplumda onuru, direnci olabileceği bir insan sıfatına koymasından kaynaklanıyor. Aksi hallerde son dönemlerde görüyorsunuz taşeron işçilerinin patronun iki dudağının arasın da olduğunu bu yüzden sesini çıkaramadığını yasal bir dayanağının olmadığını biliyoruz. Parti politikalarımız da bu taşeron işçileri kesinlikle aradan kaldırıyoruz. 800 bin tane şuan da taşeron işçisi var. Bunlar tamamen kamu tarihinden istihdam edilecek ve taşeronu aradan kaldırmış olacak. Taşeron bu iktidarın ürettiği bir sistemdi bundan önce yoktu.  Yani 2002’den bu yana bu taşeron sistemi çıktı. Özel güvenlik, özel şirketler aracılığı ile personel istihdamı bunların hepsi sonradan gelişen bir olay.” Dedi.

 

İnsanlarımız Sorgulayamaz Hale Geldi

Ülke kaynaklarının israf edildiğine de dikkat çeken Dalkara; “ Burada parti politikamızdan ziyade ülkenin durumuna bir bakmamız lazım. Şimdi kaynaklar o kadar çok israf edildi ki bunları biz sorgulayamaz hale geldik.  İşçi sormuyor, emekli sormuyor, memur sormuyor! Türkiye çok önemli bir süreçten geçiyor. Bunu bütün arkadaşlarımız biliyorsunuz ama bütün çabalar bütün gayretler sanki boşa çıkıyormuş gibi ama öyle bir sürece girdik ki sanıyorum üzerimizdeki karabulutların artık yavaş yavaş kalktığını hissediyoruz. Türkiye Cumhuriyetini korumak, kollamak hepimizin görevi! Öyle bir konumdayız ki yani öğretmenlerin, eğitimcilerin ekonomik sorunlarını, özlük sorunlarını sosyal sorunlarını bir tarafa bırakıp etrafımızda açlık ile mücadele eden, geçim sıkıntısı içinde yaşayan insanları düşünmek zorunda kaldığımız bir dönemdeyiz. Bu açıdan da mutlaka ve mutlaka bir sosyal demokrat partinin iktidara gelinmesinin ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Türkiye’de 17 milyon yoksulluk sınırının altında yaşayan insan var. Zengin ile fakir arasındaki uçurum her geçen gün büyüyor. Eskiden hatırlarsınız Özal döneminde orta direk vardı. Ama şimdi orta direk diye bir şey kalmadı. Bu düzen Türkiye’deki sosyal adaleti, sosyal barışı zedeler. Çünkü yoksul insan sayısını artırdığınızda yarın sokaklarda insanların artık zenginlere karşı kini ve öfkesi gün ve gün artacak. Arttıkça da o zengin çok rahat edemeyecek. İşte en yakın tarih’te Suriye’de 2 milyon yurttaşın ülkemize gelmesi ve burada açlık sefalet içinde yaşıyor olmaları yarın’da Türkiye’nin başına bir bela olarak hepimiz göreceğiz. Biz bu iktidarın ulaşabildiği kitlelere ulaşmak zorundayız. Neresi bunlar Türkiye nüfusunun %30’u köylerde yaşıyor. Köylerdeki nüfusun da %25’i AKP’ye oy veriyor. Siz eğitimcisiniz şimdi bunların zaten 12 yıldır yaptıkları da bu Türkiye’de eğitimi geriye götürmek ve insanları eğitimsizleştirmek. Yani eğitimsizleştirdikçe partilerinin oy oranı artıyor. Bu kapitalist ülkelerin hepsinde böyledir.  Yani bir dönemler hatırlarsınız Dünyanın her yerine IMF para verirdi kendine bağımlı kılardı.  Şimdi tabi IMF’nin dışında başka finans kuruluşları var Türkiye’nin şuanda dış borcu diğer finans kurulumları ile bağlı kendine bağımlı kılıyor.” Diye kaydetti.

1 2 3